Connect with us

REDÜKTÖR

Redüktör seçimi nasıl yapılmalı? En önemli seçim kriterleri nelerdir?

Yayın tarihi:

-

Redüktör seçimi yapılırken 3 önemli hususa dikkat etmek gerekir. Bunlar mekanik kontrol, termal kontrol ve redüktör mili üzerine gelebilecek radyal ve eksenel yük kontrolleridir.

Mekanik kontrolde ilk önce makinanın çalışma şartlarının belirlenmesi gerekir. Bunlar günlük çalışma süresi, saatteki start-stop sayısı ve makineden gelecek yükün hangi yük sınıfı içerisinde olduğunun belirlenmesidir. Günlük çalışma süresi ve start-stop sayısı makinanın çalışma şartlarından kolayca belirlenebilir. Yük sınıfı ise motor miline indirgenmiş toplam dış atalet momentinin, motor atalet momentine oranından elde edilen sayıya (Fi) göre belirlenir. Fi < 0,25 ise üniform yük sınıfı, 0,25 < Fi < 3,0 ise orta darbeli yük sınıfı ve 3,0 < Fi ise çalışmanın ağır darbeli yük sınıfında olduğu anlamına gelir.

Günlük çalışma süresini, saatteki start-stop sayısını ve yük sınıfını belirlendikten sonra aşağıdaki diyagram kullanılarak mekanik yönden gerekli servis faktörü değeri belirlenir.

Her redüktörün çalışması esnasında dişlilerde, rulmanlarda, keçelerdeki sürtünmelerden dolayı ve yağ çalkantılarından kayıplar meydana gelir. Bu kayıp enerjinin tamamı ısı enerjisine dönüşür. Redüktör gövdesi üzerinden ortama bu ısının bir miktarı atılır, geri kalan ısı enerjisi ise gövde üzerinden atılamadığı için redüktörün ısınmasına yol açar. Isı enerjisi belli bir değerin üzerinde olursa yağın aşırı (izin verilen çalışma sıcaklığının üzerinde) ısınmasına yol açar ve yağ karbonlaşarak yağlama görevini yerine getiremez hale gelir. Bundan dolayı redüktör üzerinde oluşacak ısının kontrol altında tutulması gerekir. Sonsuz redüktörler gibi sürtünme esaslı çalışan (düşük verimli) redüktörlerde, yüksek torklara sahip endüstri tipi redüktörlerde veya birim hacimde yüksek torklar taşıyabilen planet tipi redüktörlerde termal kontrollerin yapılması gerekir. Bu kontrolleri üretici firmaların kataloglarındaki termal yönden müsaade edilen motor güç değerlerine bakarak yapmak mümkündür. Kontrolde dikkat edilmesi gereken nokta bu değerlerin belli kabuller altında verilmiş olmasıdır. Örneğin ortamdaki çevre sıcaklığına, hava hızına, çalışma sürelerine bağlı olarak kataloglarda verilen termal güç değerlerinin düzeltme katsayılarıyla çarpılarak düzeltilmesi gerekir. Termal güç değerlerinin yeterli olmadığı durumlarda çalışma koşullarına göre verilecek ilave soğutucularla (fan, serpantin, eşanjör, radyatör vb.) termal güç değerlerini arttırmak mümkündür.

Redüktörlerin bağlantı şekillerine göre giriş veya çıkış millerinde radyal veya eksenel yük oluşabilir. Zincir dişli, düz dişli veya kayış-kasnak gibi bağlantı elemanları kullanıldığında oluşan radyal yük değerinin kontrol edilmesi gerekir.

Grafikte görüldüğü gibi oluşan radyal yük değerleri millerde çok yüksek sehimler meydana getirebilmektedir.

Bağlantı elemanın tipine göre radyal yük değeri hesaplanabilir. Hesaplanan değerin redüktör kataloglarında belirtilen izin verilen radyal yük değerlerinin altında olması gerekir. Kataloglarda verilen değerler belli kabuller altında verilmiştir. Örneğin Yılmaz Redüktör kataloglarında verilen değerler yükün mil ortasına en kötü açıda geleceği varsayılarak verilmiş değerlerdir. Bağlantı elemanı milin ortasına değil de kaçık bir şekilde bağlanmışsa kataloglarda verilen düzeltme katsayıları kullanılarak izin verilen radyal yük değeri düzeltilmeli ve daha sonra oluşan radyal yük değeri ile karşılaştırılmalıdır. Eğer istenen emniyet sağlanamazsa kuvvetlendirilmiş rulmanlı çözümler uygulanarak rulmanlar emniyetli hale getirilebilir.

Redüktörün bağlandığı makineden de yükler gelebilir. Örneğin bir plastik enjeksiyon makinesinin tahriki için kullanılacak redüktör miline yüksek bir eksenel yük gelir. Ekstruder tipi redüktörlerin kullanıldığı bu makinelerde oluşan eksenel yükü karşılamak için redüktör çıkış boğazında yüksek eksenel yükü karşılayabilen büte rulmanlar kullanılır. Makine üreticisi vidadaki oluşan basınç değerini sensörler vasıtasıyla ölçerse redüktör çıkış miline gelen eksenel yük kolayca hesaplanır ve ona göre emniyetli bir redüktör seçimi yapılabilir. Yılmaz Redüktör kataloglarında her bir ekstruder redüktör için çıkış devri ve istenen çalışma ömürlerine göre büte rulmanların taşıdığı eksenel yük değerleri verilmiştir.

Ayrıca karıştırıcılarda kullanılan redüktörlerde karıştırıcı kanadının profiline göre çıkış mili üzerine radyal ve eksenel yük de gelebilir. Bu yüklerin makine imalatçısı tarafından bildirilmesi durumunda yeterli emniyete sahip redüktör seçimi kolayca yapılabilir.

Zincir dişli kullanımlarında meydana gelen radyal yük değeri lineer değildir. Diş sayısının az olması durumunda çok yüksek darbeli yükler oluşabilir. DIN8195’de zincir dişli için önerilen en küçük diş sayısı 17’dir.

Yukarıdaki grafikten de görüldüğü gibi diş sayısı arttıkça daha lineer bir çalışma meydana geldiği için mümkün olan en büyük diş sayısının ve çapının seçilmesi tavsiye edilir. Ayrıca dikkat edilmesi gereken başka bir nokta da redüktörün bağlandığı şasenin çok rijit olması konusudur. Çalışma esnasında zincir baklaları dişli tepe noktasından geçerken yüksek bir gergi kuvveti oluşur. Gergi kuvveti eğer şaseyi esnetirse bakla atlayabilir. Bu esnada oluşan yükler nominal torkun 10 katına kadar ulaşabilir ve bu da gövdede kırılmalara dahi sebep olabilir. Gövde arızalarının çoğu bu sebepten meydana geldiği için dikkat edilmesi gereken önemli bir konudur.

Mekanik, termal ve yük kontrollerinden sonra dikkat edilmesi gereken başka bir nokta montaj pozisyonudur. Aksi belirtilmezse eğer redüktörün standart montaj pozisyonunda çalışacağı varsayılarak redüktör içerisine yağ konur. Redüktör etikette yazan montaj pozisyonunda değil de farklı bir montaj pozisyonunda kullanılırsa redüktör içerisindeki bazı hareketli parçalar (rulmanlar, dişliler gibi) yağ alamayabilir ve kısa sürede arıza yapabilirler. Bunun önüne geçmek için redüktör siparişi esnasında üretici firmaya redüktörün montaj pozisyonunu söylemek gerekir. Üretici firma montaj pozisyonuna göre yağ seviyesi yükselterek veya ilave tedbirler alarak redüktörün problemsiz çalışmasını sağlar.

Tüm bu kontrolleri yaptıktan sonra seçtiğimiz redüktör kullanım koşullarımıza uygun hale gelir.

Yılmaz Redüktör kullandığı yazılımlar ile dişli basmalarını simule ederek gerçek çalışma şartlarındaki efektif çalışma yüzeylerine ulaşabilmektedir. Böylece teorik hesapların gerçek çalışma şartlarına göre optimizasyonu sağlanmaktadır.

Redüktör kullanırken en yüksek verimi almak için dikkat edilmesi gereken etmenler nelerdir?

Bir redüktörün sorunsuz ve verimli çalışması için ilk önce seçiminin doğru yapılması gerekir. Redüktör seçimi yapılırken kullanım şartlarına göre bahsedilen kontroller tek tek yapılmalıdır ve montaj pozisyonu belirtilmelidir. Redüktör devreye alındıktan sonra kullanım şartlarında olabilecek değişikliklerde üretici firmaya bilgi verilip onay alınmalıdır. Özel çalışma koşullarında (aşırı sıcak veya soğuk ortamlarda, aşındırıcı malzeme bulunan ortamlarda, nem oranı yüksek yerlerde vb.) ilave tedbirler almak gerektiğinden redüktör firmasına bu bilgiler seçim aşamasında bildirilmelidir.

Redüktör kullanımında en çok yapılan hatalardan bir tanesi motorsuz redüktörlerde seçim esnasında giriş tarafında kayış-kasnak ile belli bir oranda devrin düşürülmesine rağmen giriş devrinin motor devri gibi kabul edilmesidir. Bu şekilde yapılan seçimlerde emniyetli gibi görünen redüktör aslında kayış-kasnak oranı kadar emniyetsiz hale gelir. Bunun nedeni giriş torkunun oran kadar artmasıdır. Seçim yapılırken kayış-kasnak oranından sonra redüktörün giriş milindeki devire göre (motor devrine göre değil) seçim yapılması gerekir. Bunun yanında kayış-kasnak kullanıldığı için radyal yük kontrolü de yapmak gerekir. Ayrıca redüktör devreye alındıktan belli bir süre sonra çıkış devrini düşürmek için girişteki kayış-kasnak veya zincir dişli gibi elemanların oranlarında değişiklik yapılması da yapılan hatalardan bir tanesidir. Bu tür yapılan değişikliklerde redüktör firmasından onay alınmalıdır.

Sürücü olan sistemlerde devir ayarını belli frekans aralığında yapmak mümkündür. Bu aralıkta tork sabit olduğu için redüktöre herhangi bir zararı yoktur. Sadece çıkabilen maksimum devrin redüktörün izin verilen maksimum giriş devrinden yüksek olmadığı kontrol edilmelidir. Frekans değerlerini izin verilen aralık dışında değiştirmenin tork kaybına neden olacağı göz önüne alınmalıdır. Ayrıca düşük frekanslarda uzun süreli çalışmalarda motor fanı sürekli düşük devirde döndüğünden motoru soğutmak için yeterli hava debisi sağlanamamaktadır. Bu tür çalışmalarda soğutma gücünün motor devrine bağlı olmasını engellemek için motor arkası cebri fan uygulaması yapılabilir. Böylece motor devri değişse bile cebri fan sürekli aynı devir döndüğü için soğutma gücü azalmayacaktır.

Bunların dışında çıkış milinde ilave yataklama yapılması gerekiyorsa bunun oynak masuralı bir rulmanla yapılması gerekir. Aksi halde fazla bağlı bir yataklama meydana gelir ve bu da rulmanlarda, milde veya bağlantı elemanlarında arızalara neden olabilir. Makine ve redüktör mili bağlantılarında rijit bağlantı elemanları kullanılmamasına dikkat edilmelidir. Elastik kaplin gibi millerin arasındaki eksenel kaçıklıkları karşılayacak bağlantı elemanları kullanılmalıdır.

Redüktörleri sadece bakım amaçlı söküp takmak çalışma ömürlerinde azalmalara neden olacağı için bu işlemler üretici firmanın bilgisi dâhilinde olmalıdır. Redüktörlerin daha uzun ömürlü ve verimli bir şekilde çalıştırmak için devreye alınmadan önce redüktörlerin yanında gönderilen kullanım kılavuzları dikkatlice okunmalıdır.

Redüktör teknolojilerindeki en yeni gelişmeler hangileridir?

Birim hacimde yüksek tork prensibine paralel olarak yeni imalat yöntemleri ile beraber daha kompakt yapılardaki redüktörlerin üretimine geçilmiştir.

Dişli hesaplama normlarında son yıllarda çeşitli revizyonlar yapıldı.

İmalat teknolojilerindeki ilerlemeler sayesinde rulman üreticileri rulman dinamik yük katsayılarında kayda değer artışları yakaladılar. Böylece rulman ömürlerinin kritik olduğu bazı çalışma şartlarında daha yüksek tork değerlerine ulaşılabildi.

Dünyada lider olan keçe üreticilerin hazır çözümleri sayesinde agresif ortamlarda karşılaşılan yağ kaçaklarının ve buna bağlı oluşan redüktör arızalarının önüne geçilmiş oldu.

Kompakt yapıları sayesinde redüktör pazarında ön plana çıkan planet redüktörlerin Türkiye’de ilk defa seri olarak üretimine Yılmaz Redüktör kalitesi altında başlandı. Birçok montaj, yağlama ve soğutma opsiyonlarına sahip planet redüktörler ilk etapta 50.000Nm tork değerlerine kadar pazardaki yerini almıştır.

Genel redüktör tiplerinin yanında uygulama alanlarına özgü redüktör tasarımları yaygınlaşmaya başladı.

Sektörde karşılaşılan başlıca sorunlar nelerdir?

Sektördeki en büyük sorunlardan bir tanesi bilinçsiz redüktör seçimi ve kullanımıdır.

İstenen motor gücü ve çıkış devrine göre aynı redüktör modelinde 3 farklı gövde büyüklüğünü katalogda görebilirsiniz. Bu katalogda verilen 3 redüktöründe bu motor gücü ve devrinde sorunsuz çalışacağı anlamına gelmemektedir. Hangi redüktörün sizin makinanız için uygun olduğuna makinanızın çalışma şartlarına göre ihtiyaç olunan servis faktörü değerinin belirlenmesinden sonra karar verilebilir. Bir redüktörün servis faktörü makine ile redüktör arasındaki uyumu ifade eder. Örneğin çalışma şartlarınıza göre 1,5 servis faktörlü bir redüktöre ihtiyacınız varken 1,0 servis faktörlü redüktör seçmeniz redüktörün öngörülen çalışma süresini tamamlayamayacağı anlamına gelirken 2,0 servis faktörlü redüktör seçimi ise gereksiz yere büyük bir redüktör seçtiğiniz için makine maliyetlerini arttıracaktır.

Redüktör ile ilgili yaşanan problemlerde redüktör firması ile irtibata geçmek yerine makinacının direkt müdahalede bulunması da karşılaşılan sorunlardan biridir. Çünkü redüktör firmasından habersiz yapılan işlemler sorunu çözmemekte birlikte problemin daha da büyümesine neden olmaktadır.

Ayrıca daha önce bahsettiğimiz konulardan montaj pozisyonunun yanlış bildirilmesi veya habersiz yapılan montaj pozisyonu değişiklikleri redüktörlerde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabilmektedir. Bu yüzden redüktörün etikette yazan montaj pozisyonunun dışında farklı bir montaj pozisyonda kullanılması durumunda redüktör firmasına danışılmalıdır. Redüktör firması, redüktör içindeki tüm hareketli parçaların yağ içinde çalışmasını sağlayacak şekilde yağ miktarında değişiklik yaparak veya ilave yağlama çözümleri kullanılarak redüktörün emniyetli bir şekilde çalışmasını sağlayacaktır.

Yılmaz Redüktör’ün üst düzey çözümleri için MEG Endüstri ile irtibata geçebilir, dilerseniz megendustri.com.tr web sitesini ziyaret edebilir ya da info@megendüstri.com.tr adresine e-posta iletebilirsiniz.

Okumaya devam et
Yorum Bırak

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

REDÜKTÖR

Kayış-kasnak ya da zincir mekanizmaları için PGR çözümleri

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Dişli ve redüktör imalatının güçlü markası PGR Drive Technologies, kayış-kasnak ya da zincir mekanizmaları gibi zorlu sistemler için üst düzey Redüktör çözümleri sunuyor.

P serisi redüktörler

Kayış-kasnak, zincir tahrikli elevatör konveyör sistemlerinde, çalışılması zor alanlarda görev yapan tahrik sistemleri için geliştirilen P serisi redüktörler bakım kolaylığı bakımından ön plana çıkmaktadır.

  • Giriş ve çıkışı paralel eksenli olan helisel dişlili redüktörlerdir.
  • Gövde rijit bir yapıya sahiptir ve iki parçadan oluşur.
  • Sistem mukavemet hesaplamaları, ISO, DIN ve NIEMANN standartlarına uygun olarak yapılmaktadır.
  • Tahrik, serbest giriş mili ile yapılmaktadır.
  • Farklı çıkış opsiyonları sunulabilmektedir. (Delik milli, konik sıktırmalı vb.)
  • Tork kolu yardımıyla montaj edilir.
  • Gövdeler, sfero (GGG 40-50) ve pik (GG 20-25) olarak üretilmektedir.
  • Dişliler, dövme ve 21NiCrMo2 sementasyon çeliğinden imal edilmektedir.
  • Yüksek kalitede rulman ve sızdırmazlık elemanları kullanılmaktadır.
  • Müşterinin özel talepleri karşılanabilmektedir.

Pt/A serisi redüktörler

Geniş tahvil aralığı, kompakt yapısı, bakım kolaylığı ile çeşitli aktarma sistemlerinde tercih edilen PGR Drive Technologies Pt/A Serisi redüktörler, kayış-kasnak ya da zincir mekanizmaları ile tahrik edilebilmektedir.

  • Giriş ve çıkışı paralel eksenli olan helisel dişlili redüktörlerdir.
  • Gövde rijit bir yapıya sahiptir ve iki parçadan oluşur.
  • Sistem mukavemet hesaplamaları, ISO, DIN ve NIEMANN standartlarına uygun olarak yapılmaktadır.
  • Tahrik, serbest giriş mili ile yapılmaktadır.
  • Farklı çıkış opsiyonları sunulabilmektedir (Delik milli, konik sıktırmalı vb.)
  • Tork kolu yardımıyla montaj edilir.
  • Gövdeler, sfero (GGG 40-50) ve pik (GG 20-25) olarak üretilmektedir.
  • Dişliler, dövme ve 21NiCrMo2 sementasyon çeliğinden imal edilmektedir.
  • Yüksek kalitede rulman ve sızdırmazlık elemanları kullanılmaktadır.
  • Müşterinin özel talepleri karşılanabilmektedir.

Şaft Montajlı Helisel Dişlili Redüktörler çok çeşitli uygulama alanlarında kullanılmaktadır.

Düzenli yükler için bantlı-kovalı konveyörler, montaj hatları yük asansörleri, helezonlar, şişeleme makinaları, fırınlar, sıvı veya yarı sıvı karıştırıcılar. Orta darbeli yükler için, beton mikserler, vinçler, kaldırma makinaları, yoğurma makinaları, harç karma makinaları, titreşimli yükleyiciler, krenler, hareket taşıyıcı ve kaldırıcılar, değişken yüklü konveyörler, şeker değirmin, şeker pancarı kesme makinası. Darbeli yükler için, taş kırma, darbeli kırıcılar, presler, döner tabla, birket makinaları, çalkalamalı konveyörler, parçalayıcılar, titreşimli makinalar, kırıcılar, dövücü değirmenler.

Doğru ürün seçimi nasıl yapılır?

Doğru ürünü seçebilmek için, uygun olan redüktör seçimi için tahrik edilen makinanın karakteristik özelliklerinin iyi bilinmesi gerekir. Katalogda bulunan güç tablosundan seçime geçmeden önce, redüktörün toplam çalışma zamanına bağlı olarak servis faktörü değerinin belirlenmesi gerekir.

Uzun ömürlü ve sağlıklı bir kullanım için nelere dikkat edilmeli?

Uzun ve verimli bir servis ömrü elde etmek için helisel dişlili redüktörler uygulama yerine doğru şekilde monte edilmelidir. Açık hava kurumları için helisel dişlili redüktörler kötü hava koşullarına karşı korunmalıdır, paslanmaya karşı etkili maddeler ve su/toz geçirmeyen gres ile korunmuş yağ keçeleri kullanılmalıdır. Ayrıca yağlama konusu çok önemlidir. Doğru ve yeteri kadar yağlanan bir helisel dişlili redüktör, çok uzun yıllar sorunsuz çalışabilir.

Polat Group Redüktör olarak misyonumuz, müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılayacak çözümleri bilgi teknolojilerini kullanarak en verimli ve kaliteli şekilde sunmaktadır. Birçok farklı ürün yelpazesi ile, müşteri ihtiyacını maksimum seviyede karşılamak için eş zamanlı mühendislik yöntemlerini kullanarak çalışmalarını sürdürmektedir. Tasarım faaliyetleri, ürün geliştirme programları ve bilgisayar destekli çalışmalarımız sürekli gelişen bir grafik çizmektedir. Rekabetçi ve güçlü kalite politikamız müşteri yelpazemizi genişletmektedir.

Okumaya devam et

REDÜKTÖR

Konik dişli redüktör nedir?

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Özellikle dar alanlarda üst düzey performans ihtiyaçlarına yanıt sunabilen konik dişli redüktörler, yüksek dayanıklılık ve yüksek tork değerleri sunan güç aktarım ürünleri arasında yer alır.

Konik dişli ya da konik dişlili redüktörlerde tahrik mili ile çıkış mili, aralarında 90 derecelik bir açı olacak şekilde farklı yönlere konumlandırılır. Bu ürünler, rotasyon ekseninin 90 veya daha çeşitli açılarda değiştirilmesi gereken yerlerde kullanılır. Eksenleri kesişen iki mil arasındaki güç ve hareketi sabit bir çevrim oranıyla ileten konik dişli çark mekanizmaları, dönme sırasında birbirleri üzerine kaymaksızın yuvarlanan iki konik dişliye sahiptir. Ayrıca bu ürünlerin tasarımında farklı dişli türleri kullanılır ve düz dişli, helis dişli ya da spiral konik dişli çarkların kullanılabileceği tasarımlar yapılabilir.

Konik dişli redüktörler, planet redüktörler başta olmak üzer farklı redüktör türleriyle kombinlenebilerek de çalıştırılabilir. Bu sayede farklı uygulama alanları için kullanılabilecek çok yönlü bir ürün olarak öne çıkarlar. 

Yüksek eksenel ve radyal kuvvet üreten konik dişli redüktörler, bu sebeple düşük verimlilik değerleri sunar. 

Konik dişli redüktör kullanmanın avantajları nelerdir?

  • Dar hacimli alanlarda kullanıma uygundur
  • Kompakt yapıda tasarlanırlar
  • Diğer redüktör türleriyle kombinasyona uygundurlar
  • İçi boş mil kullanımına imkan verirler

Konik dişli redüktör kullanmanın dezavantajları nelerdir?

  • Karmaşık bir yapıya sahiplerdir
  • Planet redüktörlere kıyasla daha düşük verimlilik oranları sunarlar
  • Çalışma esnasında daha yüksek sarsıntı oranlarına sahiptirler
  • Tek kademeli aktarmada daha düşük tork üretirler

Okumaya devam et

REDÜKTÖR

IMAK Redüktör’ün dünyaya açılan penceresi

Yayın tarihi:

-

Yazar:

IMAK Redüktör İhracat Departmanı’na konuk olduk. IMAK Redüktör Uluslararası Satış ve Pazarlama Direktörü Salim Haffar’la keyifli bir söyleşi yaptığımız ziyaretimizde, İhracat Departmanı yöneticilerini de yakından tanıma fırsatı bulduk.

Salim Bey, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Merhabalar, ismim Salim Haffar. Babam Faslı, annem Fransızdır. Hem Fransa’da hem Fas’ta yaşadım. Aslında aile olarak sanayi ya da endüstri ile herhangi bir bağımız yoktu. Aile fertlerimiz daha ziyade politika ve kültür alanında kariyer yapmıştır. Kardeşim uzun süreler Fransız Büyükelçiliği’nde çalıştı. Ablam İngilizce öğretmeni. Ben, jeopolitik tutkumdan dolayı uluslararası ticarete giriş yaptım. Bu sayede de bugün 60’tan fazla ülkeyi ziyaret etme fırsatı bulmuş durumdayım.

2010 yılında, Lyon Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü’nden mezun oldum. Türkiye’ye ilk olarak üniversite sonrası bir staj için gelmiştim. Türkiye’ye gelişimde jeopolitik konum, farklı ülkelere yakınlık ve Avrupa’ya hem uzak hem de bir parça yakın oluşu etkili olmuştu. Yeni bir dil öğrenmek istemem de etkili olmuştu bu ülkeyi tercih edişimde. Türkçe dışında Arapça, İngilizce, Fransızca, İspanyolca ve İtalyanca dillerini aktif olarak kullanabiliyorum. 9 yıldır Türkiye’de yaşıyorum ve IMAK Redüktör’de çalışıyorum. Daha önce çeşitli sektörlerde çalışmalar da yürüttüm. Maden ve inşaat sektörlerinde iş tecrübelerim vardı. IMAK Redüktör’ün İhracat Departmanı’nı güçlendirmek adına buraya geldim. Burada bir ekip kurduk ve bu ekipte şu an 8 kişi mevcut. İlk günden itibaren ihracat ayağını güçlendirmek üzerine çalışmalar yürüttük. Farklı farklı ülkelerden çalışanları ekibimize dahil etmeye çalıştık. Bu çalışmaların en önemli duraklarından biri, 2 sene önce Amerika’da, Teksas’ta SIPCO IMAK adıyla bir şube açmamız oldu. Bu şubeyle birlikte ekibi büyütmeye çalışıyoruz. Benim buradaki hedefim, Amerika’yla birlikte hem Kanada hem de Meksika’nın tek bir yerden yönetilmesi. Buradaki vizyonumu ve hedefimi, her şeyi Türkiye’de üretmeli ama her şeyi Türkiye’den yönetmemeliyiz şeklinde açıklayabilirim. Yabancı kökenli biri olarak multi-kültüre özellikle önem veriyorum. 7 yıl içerisinde yürüttüğümüz staj programlarıyla, 20’den fazla ülkeden stajyer alımı gerçekleştirdik, hem onlara destek olmak hem de firmamıza farklı kültürler, farklı bilgiler katmak adına. 

Teknoloji ve endüstriye olan ilgimden dolayı TECHNOMADS projesini hayata geçirdim ve bir dernek kurdum. Bu proje ile farklı okullara, üniversitelere destek olmaya çalışıyorum. Bu program sayesinde, sponsor destekleriyle beraber teknik materyaller toplayıp onları teknik lise ve üniversitelere, laboratuvar gereci olarak dağıtıyoruz. 

Aynı zamanda Avrupa’da EUROTRANS Federasyonu’nda Türkiye’yi temsil ediyorum ve bu sene federasyon başkanı olarak seçildim. 

Salim Haffar, IMAK Redüktör Uluslararası Satış ve Pazarlama Direktörü

IMAK Redüktör’ü sizden dinleyebilir miyiz?

IMAK, 50 yıla yaklaşan tecrübesiyle Türkiye güç aktarım sektöründe ana oyunculardan birisidir. Türkiye’de olmak bizim için de şans çünkü çok güçlü rakiplerimiz var. 

IMAK Redüktör’de 1.000.000’dan fazla ürün çeşitliliğine sahibiz. Yürüttüğümüz Ar-Ge çalışmalarımızla ve devam eden yatırımlarımızla beraber şu anda 1.500.000 ürün çeşitliliğine ulaşmak üzereyiz. 

Hedeflerimizden bahsetmem gerekirse de şunları ifade edeyim; son 3 senede çalıştığımız en önemli projelerden biri, yurt dışında montaj hatları kurmak. Ciddi çalışmalardan sonra pek çok farklı ülkede montaj hatları kurduk, daha hızlı termin süresi ve talepleri daha iyi ölçebilmek adına. Şu anda, Amerika’da (Houston), Hindistan’da (Chennai) ve Güney Afrika’da (Johannesburg) montaj hatlarımız mevcut. Önümüzdeki dönemde bu sayıyı 6 ya da 7’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Kovid-19 sebebiyle şu an hayata geçiremiyoruz ancak İspanya, Rusya, Ukrayna ve Fas’ta montaj hatları kurmayı planlıyoruz.

Mevcut olan ve hedeflediğiniz sektörler hakkında bilgi alabilir miyiz?

IMAK’ın çok uzun zamandır başarılı bir şekilde çalıştığı sektörler var. Bunları; inşaat, kimya ve su arıtma olarak sıralayabiliriz. Bu sektörlere yönelik farklı ürünler de geliştirdik ve hâlâ da geliştirmeye devam ediyoruz. Son senelerde odaklandığımız sektörler de var. Buna örnek olarak özellikle vinç sektörünü verebiliriz. Şu an, fabrika içerisinde kullanılacak en ufak vinçten limanlarda kullanılacak en büyük vinçlere kadar çeşitli taleplere ürün sunabiliyoruz. İki yıl önce lansmanını yaptığımız monoblok serisini geliştirmeye devam ediyoruz. Monoblok serisi ile zaten var olan maden ve taş ocağı sektörlerindeki iddiamızı da geliştirmeyi hedefliyoruz. Dünyanın aktif en büyük maden sektörüne sahip bölge olan Afrika’da kurmuş olduğumuz montaj hattıyla 10 farklı Afrika ülkesine hizmet verebiliyoruz. Güney Afrika’ya çok ciddi bir şekilde giriş yaptık ve proje yatırımlarımız hızla devam etmektedir.

Ayrıca, birkaç sene önce Türkiye’den ilk AGMA (American Gear Manufacturers Association- Amerikan Dişli Üreticileri Birliği) üyesi olduk. AGMA üyesi olduktan sonra da tüm kataloglarımızın adaptasyonunu gerçekleştirdik. Bunun özelinde NEMA bağlantı flanşları yaptık Amerikan standartlarına uygun olarak. Hedefimiz, 2 yıl içerisinde, IEC standartlarına uygun olan tüm ürünlerimizi NEMA standartlarına uygun olarak sunabilmek. 

IMAK Redüktör’de kısa veya uzun vadeli hedefler nelerdir?

Şu anda var olan ürünlerimizi geliştirmek adına Ar-Ge faaliyetleri yürütüyoruz. Özellikle iki proje üzerinde çalışmaktayız. Birincisi var olan ekstruder ürün gamımızın geliştirilmesi, ikincisi; gıda üretimi için uygun ve paslanmaz çelik ürünleri geliştirmeyi hedefliyoruz. Orta vadeli bir hedef olarak çalışmalarına başladığımız bir fabrika büyütme hamlemiz var. 5.000 metrekare ekstra yer kazanma adına inşaat çalışmalarına başladık. Bu alanı da “Teknolojik Merkez” olarak kullanacağız. Teknolojik Merkez’de son senelerde geliştirdiğimiz teknoloji test laboratuvarlarımız tek çatı altında olacak. IP testleri, vibrasyon, sıcaklık ve tork ölçme gibi işlemleri yapabilecek onaylı bir laboratuvar kurmayı hedefliyoruz. Uzun vadeli hedeflerimize gelince de, bizim ihracat hedeflerimiz arasında 15 farklı merkezde montaj hattı kurulması yer alıyor. 3 montaj hattımız mevcut ve 7 tane daha kurmayı hedefliyoruz daha önce bahsettiğim gibi. Buradaki ana amacımız da farklı ülkeler için hem hızlı termin süresi hem de o ülkelerdeki dinamikleri daha iyi anlamak ve en iyi şekilde ürün geliştirmektir. 

Başkanlığı üstlendiğiniz EUROTRANS Federasyonu’ndan bahseder misiniz biraz da?

EUROTRANS, dünyanın en önemli federasyonlarından biri. 160.000 üyesi var ve 40 milyar Euro’dan fazla ciro yapan firmaları bir araya getiren bir federasyon. Dünya çapındaki tüm lider firmalar bu federasyona üye. IMAK olarak ülkemizi EUROTRANS’ta temsil etmek hem firmamız hem de ülkemiz adına büyük bir şans çünkü çok büyük firmalarla, çok ciddi Ar-Ge çalışmaları yapan firmalarla aynı masada bulunuyoruz ve ortak çalışma yapma imkânına sahip oluyoruz. 50 senelik bir dernek olarak EUROTRANS’ın vizyonu, dişli üretimi ve güç aktarım sektörlerinde uzmanlığı geliştirmek olarak nitelendirilebilir. Bunun için sürekli eğitim programları düzenliyoruz. Aynı zamanda standartları yakından takip ediyoruz ve var olan standartlar üzerinden firmaların iletişimini sağlıklı bir şekilde sağlamaya çalışıyoruz. Örneğin bir firma yeni bir ürün geliştirdiği zaman hep birlikte standartları belirlemek ve bu standartların ne yönde gelişmesi gerektiğine dair çalışmalar yapıyoruz. Hedeflerim arasında EUROTRANS’ın geniş ve değerli bilgi havuzunu Türkiye’de paylaşmak var, aynı zamanda ve uzun vadeli hedef olarak Türkiye’den de yeni standartlar oluşturması adına çalışmalar yapmak da var. 

Son olarak neler eklemek istersiniz?

Türkiye’de şu an çok ciddi bir yoğunluk ve talep mevcut. Farklı firmaların, farklı ülkelerden üreticilerin, birbirlerini rakip görmek yerine iş birliği yapmalarının ve ortak Ar-Ge çalışmaları yapmalarının gerektiğini düşünüyorum. Bu iş birlikleri üniversite platformları, endüstri dernekleri veya devlet projeleri ile yapılabilir. Biz, Türkiye endüstrisini geliştirmek adına sinerji kurmak istiyoruz. Bu vizyonu özellikle EUROTRANS kapsamında yansıtmaya çalışıyorum. Umarım orada kazandığımız vizyonu ve oradaki projeleri de Türkiye’ye getirme fırsatımız olacak. Aynı zamanda inanıyorum ki Türk firmalarının çok kültürlülüğe önem vermesi gerekiyor. Farklı ülkelerden, farklı kültürlerden, farklı diller bilen çalışanların olması firmanın uluslararası varlığını güçlendirecek ve var olan çalışanların gelişimine olumlu katkı yapacaktır.

Volkan Yanar, IMAK Redüktör İhracat Departmanı Operasyon Yöneticisi

Ben Volkan Yanar, IMAK Redüktör İhracat Departmanı’nda operasyon yöneticisi olarak çalışıyorum. Buradaki 5. yılım. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü mezunuyum aslında. Yaklaşık 5 yıl öğretmenlik yaptım fakat daha sonra kariyer değişikliği yapmak adına bu sektöre yöneldim. Bunu için öncesinde bilirkişilerden destek aldım. Türkiye’nin ihracata verdiği önemi gördüm ve bu yönde ilerlemek istedim. İhracat ve ithalat eğitimleri aldım. Başlarda çeşitli butik yerlerde çalıştım, işin temelini görmek için. Daha sonra bir otomotiv firmasında iş deneyimi edindim. Ardından da IMAK ailesine katıldım. 

IMAK Redüktör İhracat Departmanı’ndaki görevimi tek cümle ile anlatmak gerekirse; hiçbir redüktör, motor ya da yedek parça, benim ya da ekibimdeki arkadaşlarımın bilgisi haricinde ne sisteme kaydedilir ne üretime alınır ne de gönderilir. Bu alandaki bütün operasyonları adım adım takip ediyoruz. Siparişin alınmasında, üretim aşamaları, termin süresi ve teslime kadar bütün süreç bizim kontrolümüzde ilerliyor. Teslimattaki tüm lojistik operasyonları da ekibim tarafından yürütülür. Biz takribi olarak bir haftada 6 ya da 7 farklı ülkeye yükleme yapıyoruz ve şimdilik 1 veya 2 ful konteyner gönderiyoruz. Müşteri, ürünü deposunda teslim alana kadar bizim sorumlu olduğumuz operasyon sürüyor. Ortalama aktif olarak her sene 55 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Ayrıca, 2 sene önce kurduğumuz “ Online Technical Assistance” projesini yönetiyorum, 7 gün 24 saat, 5 farklı dilde müşterilerimize destek vermekteyiz. Amerika’daki saat farkından dolayı, gece ortasında bile cevap verebiliyoruz, bu hizmet müşterilerimize çok büyük güven veriyor. Örnek olarak, gece yarısında parçası kırılan redüktörümüz için talebi alıyoruz ve sabah uçakla yola çıkmış oluyor. Satış sonrası hizmet de sorumluluğumuzun büyük bir parçasıdır.

Recep Tayyip Yıldırım, IMAK Redüktör Proje Mühendisi

Ben, Recep Tayyip Yıldırım. I-MAK Redüktör’de proje mühendisi olarak çalışmaktayım. 2014 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nü kazandım ve 5 yıllık eğitimin ardından makine mühendisi olarak mezun oldum. Üniversitenin son yılında Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nde 7 ay staj gördüm. TAI’de Milli Muharip Uçak Projesi’nde, motor entegrasyon bölümünde görev aldım. 2019 yılındaki mezuniyetimin ardından I-MAK’ta çalışmaya başladım.

I-MAK Redüktör İhracat Departmanı olarak 55 ülkeyle ilgileniyoruz. Benim ve ekibimin sorumluluk alanı yurt dışında açılacak ve açılmış olan montaj fabrikalarının planlaması ve sipariş yönetimidir. Amerika, Güney Afrika ve Hindistan’daki montaj fabrikaları hakkında tüm işlerle ilgileniyorum. Yurtdışında bir montaj hattı kurmak ciddi emek ve titizlik istiyor. Çalışanların eğitiminden, uygun stokun oluşturulması ve lojistik organizasyona kadar, verim ve kalite kaybetmeden projeler yürütüyoruz. 

Bunun dışında müşterilerden gelen özel teknik taleplere de proje bazlı olarak destek sunuyorum. Var olan ürünlerin adaptasyonu ve yeni ürün geliştirme projelerinde yer alıyorum. Teklif sunma aşamasında, müşterilerden gelen özel talepler doğrultusunda kendi ürünlerimizi nasıl entegre edeceğimize dair bir proje oluşturuyoruz ve teklif iletiyoruz. Sonrasında karşılıklı olarak nasıl daha da geliştirilebilir, nasıl daha iyi optimize edilebilir, bunun çalışmasını yapıyoruz. Sipariş aşamasında geçildikten sonra da ilgili birimi bilgilendiriyoruz.

Redüktör seçimi ve sağlıklı bir çalışma ömrü hususlarında nelere dikkat edilmelidir size göre?

Redüktör seçiminde değerlendirilen birçok parametre vardır. Uygulamaya yönelik fiziksel tüm teknik özellikleri değerlendirmek gerekir, uygulamanın gerektirdiği servis faktörünü de doğru seçmek gerekir. I-MAK Redüktör’de seçimlerin nasıl yapıldığıyla ilgili olarak Güç Aktarım Dergisi’nde daha önce yayınlanan “I-MAK Redüktör’de uygulamaya uygun redüktörlerin seçimleri” başlıklı makalemi okumanız bu sorunuza cevap verecektir.

Abdelrahman İbrahim, IMAK Redüktör Ortadoğu ve Kuzey Afrika İhracat Sorumlusu

Ben Abdelrahman İbrahim, Mısırlıyım. Mısır’da üniversite öğrenimi gördükten sonra eğitimime Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yakındoğu Üniversitesi’nde devam ettim ve Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. 

Mezuniyetimden hemen sonra, 2019 yılı Haziran ayında IMAK Redüktör’de profesyonel iş yaşamıma başladım. Şu an IMAK’ta Ortadoğu ve Kuzey Afrika ihracat sorumlusuyum. Sorumlu olduğum ülkelerden bazıları; Mısır, Fas, Tunus, Libya, Suriye, Irak, Sudan, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen ve Umman. Mısır, Irak ve Fas’ta ana bayilerimiz mevcuttur. Bu bayiler aynı zamanda teknik servis noktalarımızdır. Bu bayilerimizde en az 2 mühendis arkadaşımıza I-Mak Akademi bünyesinde servis eğitimimizi verdik.

Redüktörler, bildiğiniz üzere, çok fazla alanda ve pek çok farklı sektörde kullanılıyor. Biz ODKA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika) bölgesindeki ülkelere birçok sektörde önemli bir hizmet veriyoruz. IMAK Redüktör’deki öncelikli hedefimiz satış rakamlarının yükselmesine katkı sağlamanın yanı sıra ODKA bölgesinde marka bilinirliğinin artması. Bunun dışında henüz faaliyet göstermediğimiz ülkeler ve kimi sektörler de mevcut. Bu alanları da faaliyet sahamıza katmak istiyoruz. Bu bölgeler halihazırda yapı-inşaat, maden, gıda-tarım ve su arıtma sektörlerinde aktifler. I-MAK olarak biz diğer sektörlerde de ağımızı ve ürün gamımızı geliştirerek pazar payımızı artırmayı hedefliyoruz. Bu amaca ulaşmak için, ben ekibimdeki arkadaşlara onların açısından bakış sağlıyorum, ihtiyaçlarını daha iyi anlıyorum ve ortaya koyduğum yakınlık ve güven ile sorunlu olan durumlardan daha sağlıklı bir şekilde çıkabiliyoruz. 

Okumaya devam et
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com