Connect with us

Haberler

40 yıldır piyasada güven veren bir firma: İ.mak Redüktör

Yayın tarihi:

-

Hedefimizi Türkiye deki başarılarımızı, dünyaya yaymak ve global pazarda redüktör denince akla ilk gelen firmalardan biri olmak şeklinde belirledik.
Redüktör sektörü denince ilk akla gelen köklü firmalar arasında yer alan İ.mak Redüktör ile 2013’ün kuruluşlarının 40. yılı olması nedeniyle bir röportaj gerçekleştirdik. Sorularımızı İ.mak Redüktör’ün Genel Müdürü Fatih Özdemir yanıtladı.

İMAK_ROPORTAJ
İ.mak Redüktör 2013’de kuruluşunun 40. yılını kutluyor. Öncelikle tebrik ediyor ve bu senenin size hayırlı olmasını diliyoruz. İ.mak’ın kuruluşunda 50 m2’lik küçük bir alanda imalata başladığını, bugün 16 bin m2’lik bir üretim üssüne sahip olduğunu biliyoruz. Bize bu başarı hikâyenizi anlatabilir misiniz?
Öncelikle teşekkür ediyorum. Başarımızın sırrı basit aslında kısaca özetlersek, dürüstlük ve çok çalışmak diyebiliriz. Ayrıca kurulduğumuz yıldan beri yaptığımız işi severek ve inanarak yaptığımızdan bizler için amaç sadece para kazanmak değildir. Amacımız çalışanlarımızın, tedarikçilerimizin ve ülkemizin de refah içinde olmaları için çalışmaktır. Bugünlere gelmemizin diğer bir bileşeni de elbette ürünlerimizin kalitesinden asla taviz vermememizdir. Piyasada güven veren bir firma olmak ve bu imajı yansıtmak çok önemli. Özellikle değerli kurucularımızın bunu çok iyi yaptığını düşünüyorum. Biz de onların yolundan şaşmadan devam edeceğimize inanıyorum.
40. yılınıza ilişkin planladığınız bir kutlama / yatırım / yeni ürün haberi var mı?
Piyasada da bilindiği üzere gösteriş yapmak, kutlama yapmak yapı olarak bize çok uygun değil, dolayısıyla herhangi bir kutlama planımız yok. Yatırımlarımız hiç durmadan devam etmekte. Bildiğiniz üzere fabrika ek inşaatımız 2012 yılı içerisinde tamamlandı ve yeni yerimizle ilgili makine yatırımlarına başladık. Ayrıca 2011 yılında danışman bir firma ile başlattığımız yeniden kurumsallaşma ve uygulamaya bu sene içinde başlayacağımız ERP programı bizim son zamanlar da yaptığımız en büyük yatırımdır diye düşünüyorum. Çünkü bu yatırımlar sadece imalatı artırmak, daha çok para kazanmak, müşteri memnuniyeti sağlamak için değil bu değerlerle birlikte İ.MAK REDÜKTÖRÜ nice 40. yıllara daha sağlam ve uluslararası bir firma olmasını temin etmek amacıyla yapılmış yatırımlardır. Ayrıca yeni ürünler ile ilgili çalışmalarımız muhakkak var ve devam etmekte, kısa zaman içinde monoblok ağır hizmet tipi redüktörleri piyasaya sunmayı hedefliyoruz.
Dünya standartlarını yakalamak için çok ciddi yatırımlar yaptınız. Kuruluşunuzdan bu yana kalite standartlarını hep bir adım öne taşıyarak öncü bir misyon yüklendiniz. İ.mak redüktör’ün kalite anlayışından ve öncülüğünden bahseder misiniz?
Kalite dinamik kavramdır. Çünkü müşteri talepleri her karşılandığın da daha yükselecektir. Bir kaç sene önce “kaliteli “olarak nitelendirilen bir ürün bugün “sıradan”, yarın ise “kabul edilemez” olarak nitelendirilebiliyor. Dolayısıyla, kaliteli ürün ve hizmet sunabilmek için her zaman kendini aşabilme yeteneğine kavuşmak gerekiyor. Çok daha uzun süreli başarı ve sürdürülebilir bir iş sahibi olabilmek için öncelikle yönetim kalitemizi artırmalıyız. Bu bağlamda yaptığımız yatırımları biraz önce anlatmıştım.
Daha öncede bahsettiğimiz gibi ürün kalitesi zaten firmamızın olmazsa olmazlarındandır. Firma olarak taviz vermediğimiz alandır ve tüm çalışanlarımız bu prensibi benimsemiştir. Ayrıca kaliteyle ilgili yeni yatırımlar da 2013 yılı içerisinde devam edecektir. Yeni ve son teknoloji bir laboratuvar kurmayı ve mevcut kalite departmanını güçlendirmeyi planlıyoruz.
Ürün gamınızda hangi ürünler yer alıyor?
İ.mak Redüktör olarak çok geniş bir ürün gamımız olduğunu söyleyebiliriz. Standart olarak helisel dişli, sonsuz vidalı, helisel sonsuz vidalı, konik dişli, paralel milli, ağır hizmet tipi redüktörlerin yanı sıra, bazı sektörler için özel olarak geliştirilen AD tipi, ADS tipi, extruder tipi ve planet redüktörleri sayabiliriz.
Ürünlerde piyasanın taleplerine göre ne tip yenilikler yapılıyor?
Hangi sektörde olursanız olun yenilik yapmak kaçınılmazdır. Günümüzde artan rekabet ortamında artık sizin ne ürettiğiniz kadar, hatta daha fazla müşterilerin neler istediği önemlidir. Pazarın gereksinimlerinin önceden belirlenerek bunların yeni veya yenilikçi ürünlerle karşılanması günümüz firmalarının varlık nedeni durumuna gelmiştir. Ayrıca artık sadece ürünün içinde ne olduğu ve işlevselliği değil, görüntüsü ve ambalajı da önemli hale gelmiştir. Bu nedenle geçtiğimiz yıllar da tüm heliseldişli redüktörlerde değişime gittik, ayrıca geçen sene başında paralel milli redüktörlerimizin tüm serisini değiştirdik bu değişim ve yenilik, talepler doğrultusunda durmadan devam edecektir.
Gelişen teknolojiye bağlı olarak üretimde kullanılan malzemelerde değişiklikler oluyor mu?
Elbette teknoloji ye bağımlı olarak üretimde kullanılan malzemelerde değişimler olmaktadır. Hatta teknolojinin değiştirmediği nerdeyse hiçbir alan kalmamıştır. Teknoloji o kadar hızlı değişiyor ki bu değişime ayak uydurmakta firmalarımız zaman zaman zorluklar yaşayabiliyor. Ancak hepimizin bu değişime özellikle makine noktasındaki teknolojik değişimlere ayak uydurmamız lazım yoksa rekabet edebilme özelliğimizi kaybedebiliriz. Bizim sektörde teknoloji deyince aklıma ilk gelen hızlı üretim oluyor, günümüzde karlılık ve müşteri memnuniyeti biraz da sizin taleplere ne kadar hızlı cevap verebildiğinizle alakalı olduğunu düşünüyorum.
Uzman personel, projelerin başarısında çok önemli bir etmen. Bu konuda sizin yıllardır nitelikli personele yatırım yaptığınızı biliyoruz.

Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Bir önceki sorunun bağlamında teknolojiniz ne kadar gelişmiş olursa olsun yetişmiş ve eğitimli çalışanınız olmazsa yaptığınız işin sorunsuz olması mümkün olmaz. Ayrıca sizin sermayeniz sadece para değildir. Entelektüel sermayeniz yani eğitimli ve size bir şeyler katabilen çalışanlarınız olmadığı takdir de gelişme göstermeniz mümkün olmayacaktır. Aslında nasıl ki kendi evlatlarımızın eğitimine önem verip onların daha iyi ve verimli bireyler olmasını arzu ediyorsak, biz çalışanlarımız için de aynısını düşünüyoruz. Çünkü onların başarısı bir anlamda firmanın ve ülkemizin başarısı anlamına geliyor. Bu bağlamda tüm çalışanlarımıza hizmet içi ve hizmet dışı eğitim uygulamaları yapıyoruz. Her sene danışman firmalarla aylık eğitim programları hazırlayıp konusunda uzman olan kişiler eşliğinde eğitimlerimizi düzenliyoruz.
Ülkemizde redüktör seçiminde ilk etkenin fiyat olduğu biliyoruz. Sektörde bu konuda bir gelişme yaşandı mı? Redüktör seçiminde dikkat edilmesi gerekenleri ve bu konuda yaşanan sıkıntıları aktarabilir misiniz?
Fiyat tüm alıcılar açısından muhakkak ki önemli bir etken, yalnız artık ülkemizde de firmalarımız satın aldıkları ürünleri sadece fiyat açısından değerlendirmiyorlar. Fiyat performans ilişkisi artık eskisinden daha önemli. Çünkü çoğu firmamız artık ihracat yapıyor ve biliyor ki bugün 3 lira ucuz aldığı ürün yarın 5 liralık zarar verebiliyor. En önemlisi de maliyeti ucuzlatmak isterken zaman zaman itibar kaybetmeye de neden olabiliyor. Elbette aynı kalite ve özellikteki ürünleri ucuza almak önemlidir. Redüktör seçiminde yaşanan en büyük sıkıntı, zamanda zaman kullanıcıların doğru ürünü seçmemesi ve çalışma şartları ile alakalı yeteri kadar bilgi sahibi olmamasıdır. Satış ekibimizde bulunan konularının hâkimi mühendis arkadaşlarımızla bu sorunları en aza indirmek için çalışıyoruz. Ayrıca müşterilerimizden gelen herhangi bir şikâyet olması durumunda en kısa zamanda yerinde müdahale ederek hem gerekli bilgileri müşterilerimize veriyor hem de mevcut sıkıntıları gideriyoruz.
Ar-Ge departmanınızın projelerdeki rolünü, bir projenin size gelmesinden, teslimine kadar geçen süreçte neler yaşandığını anlatır mısınız?
Ar-Ge departmanı öncelikle satış departmanına gelen yenilik taleplerini, Türkiye ve dünyadaki piyasalarda olan değişiklik ve yenilikleri takip eder ve yapılması gereken projeler ile ilgili raporlar hazırlar. Ardından ilgili arkadaşlarla oturup hangi projenin, yapılması gerektiği konusunda karar veririz. AR-GE departmanı gerekli çalışmalara başlar, proje bittikten sonra imalat departmanı ile irtibata geçilir ve yapılan projenin imalata uygunluğu denetlenir gerekli değişimler yapılır. Modelleme ve yaklaşık maliyet fiyatları üzerinde çalışılır. Yapılan modellerde herhangi bir sıkıntı olmaması durumunda döküme gönderilir. Bu esnada diğer malzemelerin içinde gerekli çalışmalar yapılır. Buna numune üretimi diyoruz ve belli adetler de üretimini gerçekleştiriyoruz. Bu aşamadan sonra bütün süreç başarıyla tamamlandıysa üretime başlıyoruz ve ürünümüz satışa hazır hale geliyor.
İ.mak redüktör satış – memnuniyet dengesinden bahseder misiniz?
İ.mak Redüktör için müşteri memnuniyeti çok önemli. Aslında daha önce bahsettiğimiz çoğu şey bir yönüyle müşteri memnuniyeti ile birebir alakalıdır. Yapılan çoğu yenilik ve düzenlemeler müşteri memnuniyetini sağlamaya yöneliktir. Firmaların gerçek sahipleri müşterileridir ilkesini benimsemiş ve buna göre hizmet eden bir firma olma gayretindeyiz. Çünkü biliyoruz ki memnun olan her müşteri dolaylı yoldan sizin reklamınızı da yapıyor ve yeni müşteri olarak bu size geri dönüyor. Kurulduğumuz yıldan beri her sene satışlarımızın ciddi oranda artmasını buna bağlıyoruz.
Servis için 100 binlerce yan mamulü hazır olarak stoklarınızda tuttuğunuzu biliyoruz. Bu konuda neler aktarmak istersiniz?
Stoklu çalışmak bir yandan zor, bir yandan da gerekli bir durumdur. Çünkü ürün çeşidimizi ve bu çeşitler içindeki her bir ürün ağacını göz önünde bulundurduğumuzda, çok ciddi bir stokla çalışmamız gerekiyor. Tabi bu kadar stokla çalışmak çok ciddi stok maliyetlerini de yanında getiriyor. Aynı zaman da stoklu çalışmak birçok probleminde su yüzüne çıkmasına engel oluyor. Yeni süreçte en çok üstünde durduğumuz noktalardan bir tanesi de depo ve stok yönetimi oldu. Bu sayede hem maliyetlerimizi azaltıp müşterilerimize daha uygun ürünler sunacağız, hem de teslim süreleri açısından hiçbir gecikme yaşamayacağız.
2023 Türkiye’nin 100. Yılında İ.mak’da yarım asrı devirmiş olacak. Gelecek hedeflerinizden ve planlarınızdan bahseder misiniz?
Evet, bizde hükümetimizin yaptığı gibi kendimize bir 2023 vizyonu koyduk. Ayrıca 2023’ün 50. yılımız olması hasebiyle bizim için daha önemli bir hale geldi. Hedefimizi misyonumuza uygun olarak Türkiye deki başarılarımızı, dünyaya yaymak ve global pazarda redüktör denince akla ilk gelen firmalardan biri olmak şeklinde belirledik. Bunu sağlamak için çok çalışmamız gerektiğinin ekip olarak farkındayız ve bunu başaracak güçteyiz.
Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Tekrar teşekkür ediyorum ve 2013 yılının hepimiz için hayırlı geçmesini diliyorum.

Bu röportajı PDF olarak indirmek için tıklayın>>i-mak_Reduktor_40 yildir_sektorde_guven_veren_marka

Editör:
Cenk TELİMEN
Sizde röportaj vermek istiyorsanız editor@finansreklam.com dan talepte bulunun.
 

Haberler

Desentral Frekans İnvertörleri, Motorlar ve MaxxDrive (Endüstriyel) Redüktörler

Yayın tarihi:

-

Yazar:

NORD DRIVESYSTEMS, yeni desentral (motorüstü) elektronik tahrik ünitelerini, yeni verimli motorlarını ve düz yüzeyli motorunu, UNICASE / Monoblok serisi MaxxDrive (Endüstriyel) Redüktör Üniteleri yeniliklerini müşterileri ile buluşturmaya devam etmektedir.. NORD, değişik vesileler ile, motor, redüktör ve elektronik tahrik ekipmanlarını, entegre ve kapsamlı mekatronik çözümler sunma kabiliyetini bir kez daha gösterebilme imkanına sahip olmuştur.

Uzun mesafeli yatay nakil taşıma gibi, bir çok basit tahrik görevleri için yeni bir çözüm olan desentralize SK180E frekans invertörü, temel fonksiyonlara odaklanılarak tasarlanmıştır. Bu invertörde, konumlama fonksiyonu, enkoder geri beslemesi, kapsamlı güvenlik fonksiyonları ve frenleme dirençleri gibi muhakkak suretle gerekli olmayan özelliklerden feragat edilmiştir. Sağlam, uzun ömürlü tasarım sayesinde tipik bir NORD değişken frekanslı tahrik ünitesi özelliği olan % 200 aşırı yük rezervi de sağlanmaktadır. NORD tarafından sunulan teknoloji; ücretsiz olarak sunulan NORD CON parametre yazılımını kapsayan, tek tip operasyon konseptini takip etmektedir. Bu özellik; örneğin, elektronik olarak devreye giren tahrik ünitelerinden olan, SK135E desentalize soft starterler ve geri dönüş starterleri, hız kontrolü gerektirmeyen, 0.25 ile 7.5 kW değerleri arasındaki motorların temel devreye alma / çalıştırma görevlerinin icrasına imkan sağlar. Bunlarla beraber ana besleme için (akım sınırlama), cihaz için (PTC/Pt) ve makina için (tork sınırlama, aşırı yüklenme) gelişmiş bir güvenlik fonksiyonu sisteme entegre edilmiştir. Bununla beraber, NORD ürün portföyü içerisinde IE4 verimlilik sınıfı motorları ve düz yüzeyli (Smooth-Surface) motorlar bulunmaktadır.

NORD DRIVESYSTEMS MaxxDrive (Endüstriyel) Redüktörleri 25.000 Nm ile 242.000 Nm arasında tork değerlerini sağlayan 8 adet monoblok (UNICASE) gövdeye sahiptir. Her bir redüktör büyüklüğü için tek bir standart gövde mevcuttur ve bu gövde tüm tahvil oranlarını kapsamaktadır. Modüler konsept sayesinde, tahrik çözümü için gerekli olan redüktörün özellikleri, kolayca ve hızlı bir şekilde konfigüre edilebilir. İstek doğrultusunda NORD komple tahrik sistemlerini ( Şase üzerinde motor, hidrolik kaplin, tamburlu fren, redüktör, yardımcı tahrik gibi) hazır montajlı şekilde müşterilerine sunmaktadır. En büyük gövdeli endüstriyel redüktör bile NORD’un monoblok (UNICASE) konsepti dahilinde imal edilmekte; tüm rulman yataları ve sızdırmazlık yüzeyleri tek kademeli yüksek teknolijiye sahip CNC tezgahlarda işlenmektedirlar. Bu bağlamda, çok yüksek torklarda bile yüksek güvenilirlikte ve sızdırmazlık, yük aksiyel ve radyal yük dayanımına sahip rulman, sessiz çalışma, düşük bakım maliyeti ve fevkalade uzun hizmet ömrüne sahip olma gibi avantajlar NORD DRIVESYSTEMS Endüstriyel Redüktörlerince sağlanmaktadır

Bu noktada, NORD Türkiye olarak 2015 yılı içerisinde gerçekleştirmeye başladığımız ve en son olarak, 2016 yılına sayılı günler kala, çözüm ortağı olma noktasında görev ve sorumluluğunu üstlendiğimiz, Türkiye’mizin yeni çimento fabrikalarının konveyör tahrik gruplarında ürünlerimizin kullanılmasından duyduğumuz heyecan ve mutluluğu da paylaşmak isteriz.

Kaynak: NORD – Erhan Zeren

Okumaya devam et

Haberler

WIN EURASIA Automation Fuarı’na Geri Sayım Başladı!

Yayın tarihi:

-

Yazar:

2016 itibariyle tamamen Hannover Fairs Turkey bünyesinde düzenlenmeye başlanan WIN EURASIA Automation, yeni ekibi ve yenilikleriyle 17-20 Mart tarihleri arasında Tüyap’ta endüstriyel teknoloji tutkunlarını ağırlamaya hazırlanıyor. Toplam 10 Holde, Otomasyon Eurasia, Electrotech Eurasia, Hydraulic&Pneumatic EURASIA ve Materials Handling Eurasia olmak üzere 4 ayrı fuarı bir araya getirecek olan WIN EURASIA Automation, kablolardan akışkan gücü teknolojilerine, sürücü teknolojilerinden yazılımlara, robot kollarından insansız forkliftlere bir fabrika için gerekli tüm çözümleri tek çatı altında sunacak.

 

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Fikri Işık’ın katılımıyla gerçekleşecek fuar, Ekonomi Bakanlığı, OAİB (Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri), MAİB (Makina İhracatçıları Birliği), Makina Tanıtım Grubu, ENOSAD (Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği), İSDER (İstif Makinalerı Distribütörleri ve İmalatçıları Derneği), AKDER (AKışkan Gücü Derneği), ETMD (Elektrik Tesisat Mühendisleri Derneği) ve başta olmak üzere 50’yi aşkın kurum, dernek ve medya kuruluşu tarafından destekleniyor. 25 ülkeden yaklaşık 1556 katılımcıyı ağırlayacak olan WIN EURASIA Automation, geleceğin fabrikalarına yönelik doğru çözümlere ulaşmak isteyen ziyaretçiler için bir kez daha bölgenin lider inovasyon platformu olduğunu kanıtlayacak.

Geleceğin Fabrikalarına Bakış
Endüstri dünyası yeni bir dönemle karşı karşıya. Endüstri 4.0 olarak adlandırılan bu yeni dönem, dijital teknolojik gelişmelerin ışığında “akıllı fabrikaları” endüstrinin merkezine taşıyor. Bu yeni gelişmelerle birlikte, artık üretim sürecindeki makina, bilgisayar, sürücü ve kontrol cihazlarının birbiriyle iletişim kurması; insanlardan neredeyse tamamen bağımsız olarak kendilerini koordine ve optimize edebilmeleri mümkün. Böylece, üretim süresi, maliyeti ve harcanan enerji miktarı düşerken, üretim kalitesi artıyor. Bu yeni endüstriyel döneme doğru hızlı bir dönüşüm yaşanıyor. Ülkelerin ise rekabet güçlerini kaybetmemek adına, altyapı çalışmalarını hızlıca tamamlayarak bu yeni döneme ayak uydurabilmeleri gerekiyor. WIN EURASIA Automation Fuarı, katılımcılarının sergilediği yenilikçi ürün ve çözümlerle, Türkiye’de Endüstri 4.0’ın gelişimine en büyük katkılardan birini sunuyor. 4 ticari fuar, yeni endüstriyel çağın, entegre üretim süreçlerine yönelik olarak en ileri teknolojiye sahip komponent, sürücü, yazılım, robot ve istifleme-taşıma-depoloma çözümlerini bir araya getiriyor.

Türkiye’nin tek Otomasyon fuarı olan Otomasyon Eurasia Fuarı’nda ziyaretçiler, en küçük devrelerin bile birbiriyle iletişim halinde olduğu, küçültülmüş ve inceltilmiş komponentlerle hayvan ve insan hareketleri taklit edilerek geliştirilmiş en ileri teknolojiye sahip robot ve robot kollarını görme fırsatı elde edecekler.

Bir diğer önemli gelişme ise Materials Handling Eurasia fuarında ziyaretçilerle buluşacak. Yüksek hareket esnekliğine sahip; dar koridorlarda bile iyi bir performans sağlayan, insansız istifleme- depolama çözümleri fuarda sergilenecek. Fuar kapsamında gerçeklecek Application Park Area’da ise paletsiz taşımacılığa imkan veren forkliftler canlı çözüm gösterileri ile ziyaretçilerle buluşturulacak. Bunun yanı sıra, 12. salonda yer alan Simulasyon Alanı’nda forklift ve vinç operatörlerini eğitmeye olanak tanıyan eğitim simulatörleri ve hareketli platformlar tanıtılacak.
Endüstri 4.0’ın etkisi, Electrotech Eurasia Fuarı kapsamında da kendini gösterecek. Fuar boyunca sergilenen IP numarasına sahip ve birbiriyle haberleşebilen elektronik komponentler, akıllı ve inceltilmiş emniyet röleleri gibi çeşitli ürünler, güç kaynaklarının ve üretim süreçlerinin daha etkili bir şekilde kontrolüne yönelik ürünleri göz önüne serecek. Hidrolik&Pnömatik Eurasia katılımcıları ise otomasyon teknolojilerindeki gelişmeleri destekleyen yenilikçi akışkan gücü ürünlerini tanıtacaklar.

Sektörün Geleceğine Odaklanan Forumlar
WIN Eurasia Automation, kapsamı altında gerçekleşecek forumlar aracılığıyla sektör içi ve dışı bilgi paylaşımına da olanak sağlıyor. Üstelik bu yıl forumlar, ilgili oldukları salonların içinde oluşturulan özel alanlarda düzenleniyor; böylece ziyaretçilerin fuar alanından uzaklaşmadan doğrudan katılımını mümkün kılarak fuar alanındaki etkileşimi arttırmayı hedefliyor.

5. salonda AKDER desteği ile oluşturulan Hidrolik&Pnomatik Forum Alanı’nda sektördeki güncel konulara odaklanılacak; ayrıca bu alan 19 Mart Cumartesi günü Bosch Rexroth, Festo, Parker, Mert Teknik ve İzmir Hidropar’ın katılımı ile AKDER tarafından gerçekleştirilecek panele ev sahipliği yapacak. 12. salonda İSDER ve İSAG desteği ile oluşturulan Materials Handling Forum Alanı’nda ise iç lojistik alanındaki yenilikler, lojistikte iş sağlığı ve güvenliği gibi önemli konular ele alınacak. Ayrıca, 17-18 Mart günleri İSDER tarafından bir panel gerçekleştirilecek.

Fuar boyunca gerçekleştirilecek bir diğer etkinlik ise ENOSAD desteği ile 1. salonda organize edilen Automation Forum Alanı olacak. 4 gün boyunca sürecek forumlar kapsamında, ELİMKO, WAGO, ENDRESS+HAUSER, TURCK, SMS-TORK, FESTO, MITSUBISHI ELECTRIC, YASKAWA, BOSCH REXROTH, SCHNEIDER ELECTRIC, ABB, STAUBLI, ALTINAY, SICK, SEW-EURODRIVE, LİMA, MCS, GÜNMAK gibi önemli firmaların endüstriyel robotik uygulamalar ve otomasyon konusundaki sunumları yer alacak. Ayrıca 18 Mart’ta ENOSAD Yönetim Kurulu; BOSCH, FORD, IBM, KORDSA GLOBAL, TURKCELL Super Online firmaları ve Akademisyenlerin katılımı ile Endüstri 4.0 konulu bir PANEL gerçekleştirilecek.

32 ülkeden ziyaretçi delegasyonları
Başta elektrik, elektronik, makine, otomotiv, otomasyon ve enerji sektörlerinden olmak üzere yerli ve yabancı onbinlerce profesyoneli ağırlayan fuar, gerçekleşecek ziyaretçi programları neticesinde Orta Doğu,
Avrupa, Afrika ve CIS Ülkeleri gibi yüksek potansiyele sahip pazarlara ulaşmak isteyen firmalar için önemli fırsatlar barındıracak.

Ekonomi Bakanlığı tarafından desteklenen Uluslararası Ticaret Heyeti programı kapsamında Almanya, Azerbaycan, Cezayir, Bangladeş, Gürcistan, İngiltere, BAE, Bulgaristan, Mısır, Fransa, Hindistan, Endonezya,
Irak, İran, İtalya, Kazakistan, Kırgızistan, Meksika, Fas, Pakistan, Polonya, Romanya, Suudi Arabistan, Hollanda, Türkmenistan ve Özbekistan’dan satın almacı, editör ve dernekler fuarı ziyaret edecek. Ayrıca, Hannover Fairs Turkey Fuarcılık tarafından Çek Cumhuriyeti, Kosova, Lübnan, Umman, Ürdün ve Yunanistan’dan ziyaretçi delegasyonları ağırlanacak. Bu ziyaretçi programları kapsamında, ilgili ülkelerden alıcılar B2B Görüşmeleri aracılığıyla Türk ihracatçılarla bir araya gelme fırsatı elde edecekler. Uluslararası ziyaretçi programının yanı sıra Ticaret Odaları ve dernekler aracılığıyla düzenlenen Anadolu Delegasyonu Programı dahilinde 75 farklı delegasyon grubu da fuarı ziyaret edecek.

WIN EURASIA Automation, Nisan ayında Hannover’de düzenlenecek olan ve açılışını Alman Şansölyesi Merkel ile ABD Başkanı Obama’nın birlikte yapacağı Hannover Messe fuarı öncesi Deutsche Messe AG’nin endüstriyel etkinliklerinin en önemli durağı olacak.

 

Okumaya devam et

Haberler

Maden ve Çimento Endüstrisi İçin Doğru Tahrik Çözümleri

Yayın tarihi:

-

Yazar:

01_Marti Technik_SK 12407a_404x269

Çimento ve maden endüstrilerinde, üretimin her kademesinde önemli miktarda enerjiye ihtiyaç duyulan, bu üretim proseslerinin kademelerinde dökme malzemenin birçok sayıda, uzun ya da kısa mesafelere taşınmasını da içeren, karmaşık bir yapı mevcuttur. Bu nedenle, bu tip üretim proseslerinde zorlu ortam şartlarına dayanıklı ve özellikle enerji verimliliği yüksek tahrik gruplarına ihtiyaç duyulur.

NORD DRIVESYSTEMS 45 yılı aşkın süredir, tüm endüstriyel sektörlere hizmet vermektedir. Şirketimiz çimento üreticilerine tek elden geniş bir ürün yelpazesi (elektrik motorları, redüktörler, motorlu redüktörler ve frekans invertörleri) sunmaktadır.

 

Uygulama örneği: Marti Technik, İsviçre
Ağır hizmet tipi konveyör için endüstriyel redüktör üniteleri

İsviçre’nin en büyük hidroelektrik yatırımı olan “Linthal 2015” kapasite artışı projesi neticesinde, elektrik santralinin üretim kapasitesi 480 MW’den 1,480 MW’ye arttırılmaktadır. Bu büyük proje, yeraltı inşaatı işlerinde müşterilerine terzi usulü çözümler sunan, Marti Technik tarafından gerçekleştirilmekte ve bu çerçevede, kullanacak önemli tahrik gruplarını NORD DRIVESYSTEMS sağlamaktadır.
Proje kapsamında, dağın yaklaşık 600m içerisindeki 2 geniş galeriden günde 800m3 ve toplamda ise yaklaşık 2,,445,000 m3 kaya çıkarılmıştır. Bu işlemler için, 180m’lik yükseklik farkı ve 45 derece gibi yüksek bir eğimle, yaklaşık 260m’lik mesafe’ye, her biri saatte 500 ton kapasiteye sahip, 2 adet “S-Konveyör” kullanılmıştır ve bu konveyörler NORD DRIVESYSTEMS Endüstriyel Redüktörleri ile tahrik edilmişlerdir. Bu operasyondaki ilk konveyör sistemi, fren kontrollü bir NORD Endüstriyel Redüktörü ünitesince tahrik edilerek, iri malzemeleri aşağı seviyedeki bir kırma tesisine taşımakta ve eş zamanlı olarak elektrik üretimi yapmaktadır. İkinci konveyör ise, kırılan malzemeleri, daha sonra dolgu malzemesi olarak yada betonda aggrega olarak kullanılmak amacıyla stoklanmasını sağlayacak, yukarı seviyede olan aggrega tesisine taşıyacaktır. Her iki konveyör sistemi, ortak kullanımlı mil üzerinden, her biri 250 kW güce sahip NORD endüstriyel redüktörlerince tahrik edilmekte ve 2,2 m/s’lik bant hızına ulaşılmaktadır.

Bakım Müdürü Ernst Kuster, NORD’un kendilerine sunduğu ürünler ve hizmet vasıtasıyla çok iyi bir maliyet/fayda oranına sahip olduklarını, mükemmel öneri ve destek sağlandığının altını çizerek, tüm taleplerinin yerine getirildiğini ve dolayısı ile NORD’dan çok memnun olduklarını belirtmişlerdir.

Endüstriyel Redüktör Üniteleri

NORD DRIVESYSTEMS Endüstriyel Redüktörleri 25.000 Nm ile 242.000 Nm arasında tork değerlerini sağlayan 8 adet monoblok (UNICASE) gövdeye sahiptir. Her bir redüktör büyüklüğü için tek bir standart gövde mevcuttur ve bu gövde tüm tahvil oranlarını kapsamaktadır. Modüler konsept sayesinde, tahrik çözümü için gerekli olan redüktörün özellikleri, kolayca ve hızlı bir şekilde konfigüre edilebilir. İstek doğrultusunda NORD komple tahrik sistemlerini ( Şase üzerinde motor, hidrolik kaplin, tamburlu fren, redüktör, yardımcı tahrik gibi) hazır montajlı şekilde müşterilerine sunmaktadır. En büyük gövdeli endüstriyel redüktör bile NORD’un monoblok (UNICASE) konsepti dahilinde imal edilmekte; tüm rulman yataları ve sızdırmazlık yüzeyleri tek kademeli yüksek teknolijiye sahip CNC tezgahlarda işlenmektedirlar. Bu bağlamda, çok yüksek torklarda bile yüksek güvenilirlikte ve sızdırmazlık, yük aksiyel ve radyal yük dayanımına sahip rulman, sessiz çalışma, düşük bakım maliyeti ve fevkalade uzun hizmet ömrüne sahip olma gibi avantajlar NORD DRIVESYSTEMS Endüstriyel Redüktörlerince sağlanmaktadır.
Kaynak:A. Erhan Zeren
Sektör Müdürü / Head of Industry Sectors
Çimento ve Demir & Çelik / Cement and Iron & Steel________________________________________

Okumaya devam et
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com